Son Haberler
2026: UMUT - Bizimeller 23 Gazetesi - Elazığ Haberleri

2026: UMUT

Yazar: Nur KARABULUT | 29.12.2025
Üç, iki, bir… Takvimlerimize yeni bir yıl daha eklemek için sayılı günler kaldı. Geçen yılın muhasebesini yapıp yeni planlar yapmak bile insana kendini iyi hissettiriyor.
” Her gün yeni bir başlangıçtır” diyen Virginia Woolf aslında zamana ve getireceklerine umutlu bakmaktadır. Biz neden olmayalım? Daha mutlu ve huzurlu insanlar, sansasyonel ve manipülatif olmayan bir gündem ve bol para diliyorum herkese.
Umut, komplike bir kavram. Biraz umutlu olmak iyidir, fazlası tehlikelidir. Bu cümleleri Uyumsuz gibi sinema filmi serilerinde ve İMDB şampiyonu esaretin bedeli filmlerinde çokça duyarız. Kimseye acımadan akan zamanın, bizi gidilmemiş o en güzel denizlere ulaştırmasını umut etmek bile ruhumuza iyi gelir. Umut, bilinçli olarak seçildiğinde ve küçük küçük hedefe yönelik adımlar atıldığında bir tercihtir.
Küçük Değişimlerin Büyük Gücü
“Dünle beraber gitti cancağızım, şimdi yeni şeyler söylemek lâzım.”
Mevlana
Yeni bir yıl geldi diye her şeyi değiştirmek zorunda değiliz. Büyük dönüşümler çoğu zaman küçük kararlardan doğar. Bir alışkanlığı bırakmak ya da bir başka alışkanlığı başlatmak mümkün.
Yeni bir şey söylemek her zaman bambaşka biri olmak anlamına gelmez. Bazen sadece biraz daha dürüst olmak, biraz daha cesur davranmak ve biraz daha sakin kalabilmek bile yeterlidir. Değişim; abartılı hedeflerde değil, sürdürülebilir niyetlerde gizlidir.


Bir Metafor: Sibirya Kaplanı
2025’i geride bırakırken, zihnimde bir hayvan beliriyor. Sibirya kaplanı, soğuğa dayanıklı, sessiz, güçlü ve her adımını ölçerek atan bir varlıktır. –46 dereceye kadar düşen soğuklarda, kalın kürkü ve sabrıyla yaşayabilen nadir canlılardan biri. Tüm kedigillerin en büyüğüdürler. Erkekler 3,3 metreye kadar uzayabilir ve 300 kilograma kadar çıkabilir. Ormanların parçalanması ve kaçak avcılık kaplan nüfusunu ciddi şekilde azaltmıştır.
Türkiye için 2025, kolay bir yıl değildi. Ekonomik zorluklar, toplumsal yorgunluk, belirsizlik duygusu… Ama tüm bunlara rağmen toplumun üzerinde geliştirdiği görünmez bir kürkü vardı. Herkes kendi önlemini aldı, kendi yöntemini geliştirdi. Büyük zafer naraları atılmadı belki ama hayatta kalındı.
Bu da az şey değil ülkemizde. Çift bıçakla sokakta dolaşanlar mı görmedik, eski eşini kaynanasıyla birlikte öldüren yaratıklar mı? Bu çağda kılıçla sokakta tanımadığınız biri tarafından öldürülme riski olan tehlikeli ülkelerden olduk artık. Nefes alıyorsanız şükredin, siz de daha ne istiyorsunuz?
Soğuğa Dayanmak
Kararlıyım. Bu yazım pozitif kalacak. Çabalamaya devam edeceğim. Sibirya kaplanı; kalın kürkü, vücudundaki yağ tabakası ve sabırlı doğası sayesinde hayatta kalıyor. Sessizce avlanıyor ve geceleri hareket ederler çünkü bilirler ki görünmeden ilerlemek bazen en büyük güçtür.
2025’te Türkiye’yi hala ayakta tutan çok fazla sessiz emek vardı. Her sabah işine gidenler, çocuğunu okula gönderenler ve küçük işletmesini ayakta tutmaya çalışanlar… Manşetlere çıkmayan ama ülkenin asıl yükünü taşıyan milyonlar şov yapmadan, sahte diploma basmadan ve göz altına alınmadan yaşamaya ve üretmeye devam ettiler.

Hava Hakkı
Bir Sibirya kaplanının yaşam alanı bin kilometrekareye kadar çıkabiliyormuş çünkü yaşamak için alana ihtiyacı var. Sıkıştığında değil, hareket edebildiğinde güçlü. Avlanması ve hayatını sürdürebilmesi için alana ihtiyacı var.
ABD’de hava hakkı diye bir yasa var. Los Angeles’ta; binaların bile nefes almasına izin veren yasalar varken Türkiye’nin de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey de bu: Nefes alacak alan. Sadece fiziksel anlamda değil; zihinsel, ekonomik, duygusal alan. Bir yılda üç yıllık olay yaşayan ülkem halkı eskisinden daha çok sorguladı, daha çok “Başka bir yol mümkün mü?” diye düşündü. Bu arayışta belki başlı başına bir umut işaretiydi.
Sabır
Başarısızlık, doğanın bir parçasıdır. Kaplanların her on avından sadece biri başarılı olur ama bu onları vazgeçirmez. Denemeye devam etmek gerekir ve bu asil hayvanlar da öyle yaparlar. Türkiye için 2025 de böyleydi. Atılan her adım sonuç vermedi, yapılan her plan karşılık bulmadı fakat önemli olan denemeye devam edilmesiydi. Sabır, doğanın bize uygulanabilir bir öğretisidir. Siz ne dersiniz?
Nadir Olanın Kıymeti Bilmek
Dünyada yalnızca yaklaşık 500 Sibirya kaplanı kaldı. Bu bilgi insana şunu düşündürüyor. Bazı şeyler kaybolmaya çok yakınken değer kazanıyor. 2025, Türkiye için de pek çok şeyin kıymetini yeniden fark ettiğimiz bir yıl oldu. Düzgün olarak yaşayan, kurnazlığı ve çökmeyi marifet saymayan, saygılı ve tutarlı insanların türü ülkemizde giderek azaldı. Doğanın, emeğin, sağduyunun, birlikte kalabilmenin ve ulus olabilmenin önemi daha da arttı.
Belki geç fark ettik ama fark ettik ki bu ülke hepimizin ve halkımız birlikte yaşamaktan gayet mutlu. Yukarıda bir yerlerde halk arasında bir ayrım varmış gibi davrananların sadece gerçek suçluları sokağa salma peşinde olduklarını da anladık. Haliyle; 2026’da sokaklarda daha da dikkatli yürümemiz gerekecek.
2026’ya Dair Bir Dilek
“Hayat, anlamını biz verdiğimiz ölçüde anlamlıdır.”
Simone de Beauvoir
Yeni bir yıl bize ve kısa yaşamlarımıza bir anlam vermez. Biz ona anlam yükleriz. 2026’ya girerken; soğuğa dayanıklı ama kalbi donmamış, sessiz ama etkili, gücünü doğru zamanda kullanabilen, hâlâ umutla ilerleyen insanların sayısının artmasını diliyorum.
Düşüncede, ekonomide ve hayatta daha geniş alanlarımız olsun. Daha az acele, daha çok sabır ve daha çok birlikte yürüme cesareti diliyorum ülkemiz için ve hayatta kalın.
Sabah perdemi araladığımda bembeyaz, dokunulmamış bir örtü, geçmiş yılın tüm kirlerinin üstünü örtmüştü. Açık mavi gökyüzü ve her yerde kar vardı. Daha az kirlettiğimiz bir 2026 yılı olsun umarım. Bu soğuk kışın zemheri günlerinde biraz içiniz ısındıysa, seneye başka başlıklarda ve yazılarda görüşürüz çünkü:
“Ne kadar söz varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lazım”
Nur KARABULUT
Ana Sayfaya Dön

© 2026 Medyabir PRO Haber Yazılımı v2.0.5 - Tüm hakları saklıdır.